PVC NEDİR?
PVC, yaygın deyimi ile "vinil" , (Poli Vinil
Klorür) kelimesinin kısaltılmış şeklidir ve petrol (veya
doğalgaz) ile tuz'dan petrokimya tesislerinde üretilen,
formülü -(CH2-CH2) olan bir polimer türüdür. Bu polimer,
çeşitli katkı maddeleri ile harmanlandıktan sonra yüksek
sıcaklıklarda şekillendirilerek plastik haline getirilir
ve kullanılır. PVC, polimer zincirinde klor atomu taşıyan
ender termoplastiklerdendir. Klor içermesi nedeni ile PVC'nin
alev alma sıcaklığı yüksektir, alev tutuştuğunda kendiliğinden
hemen söner. PVC çok yüksek sıcaklarda termal olarak kolaylıkla
bozulur ve korrozif bir gaz olan hidroklorik asit çıkarır.
PVC, diğer polimerlere kıyasla daha fazla miktarda ve çeşitte
katkı maddesi ile karıştırılabilir. Bu nedenle de, PVC plastik
malzemenin maliyeti
nispeten düşüktür; genel ve çok amaçlı kullanım sağlar.
PVC, Polietilen'i takiben en çok kullanılan bir polimer
türüdür.
PVC NELERDE KULLANILIR?
PVC, ilk kez 1920'li yıllarda sentezlenmiş ancak 1930'lu
yıllardan sonra kullanılmaya başlanmış ve kullanımı özellikle
II. Dünya Savaşı yıllarında artmış; son 20-30 yıllık süreçte
ise en yaygın kullanılan polimer türlerinden biri olmuştur.
PVC, inşaat sektöründen (pencere profili, kapı, panjur,
sulama ve pis su boruları, duvar-yer ve çatı kaplama malzemesi
olarak) ambalaj-paketleme sanayiine (bi-oriente ince shrink
film, kapak içi mantarı, şişe ve torba yapımında), tıptaki
çeşitli uygulamalardan (kan torbası, serum tüpü, ameliyat
eldiveni ve kalp kateter'i olarak)
elektrik-elektronik malzeme yapımına (yüksek volt izolatorü,
optik fiber kılıf zarfı olarak), otomotiv alanındaki kullanımlarından
(cam fitili/silecek sistemi, döşeme, paspas olarak), çeşit1i
diğer tüketim eşyasının üretimine (oyuncak, çeşit1i sportif
malzeme, muşamba, suni deri ve ayakkabı; ve hatta kredi
kartlarının yapımına) kadar, kısaca hayatımızın hemen her
alanında yaygın olarak kullanılmaktadır.
PVC ÇEVRE DOSTU MUDUR?
PVC'nin, diğer plastikler gibi, çevreyi kirlettiği ve zarar
verdiği öne sürülür. Oysa PVC'nin çevreye olan etkisi, öncelikle
"görsel" dir. Yoğunluğunun az ve üretilen parçaların
genellikle büyük hacimde olmaları nedeni ile, atıklar içinde
diğer plastik atıklar gibi, hemen göze çarparlar. Ancak,
dikkat edilirse;
(1) PVC atıklar, kağıt ve cam atıklar gibi, toplanıp tekrar
değerlendirilebilir (vinil cam profili veya diğer plastik
malzeme üretim hattına belli oranlarda eklenerek tekrar
kullanılabilir, hatta elyaf haline getirilerek tekstil sanayiinde
değerlendirilebilir,
(2) PVC malzeme çevreye zarar vermek bir yana, bir anlamda
çevreyi koruma görevini de üstlenmiştir. PVC'nin pencere
profili veya kapı imalinde kullanılması ile "ahşap
ikame edilmekte" ağaç kesimi azalmakta ve ormanların
korunması sağlanmaktadır. Bu açıdan PVC, "çevre dostudur",
"çevreyi koruma görevini de üstlenmiştir".
(3) Pencere profil ve kapı üretiminde sıkça kullanılan
malzemeler, PVC-Alüminyum ve Ahşap'tır. Yapılan bir çalışma
(EMPA. 1991/2), ahşap ve PVC'den yapılan pencere profillerinin,
"15 yıllık ortalama kullanımları dikkate alındığında"
, "PVC pencerelerin sert ahşap olandan %46, yumuşak
ahşap olandan % 40 daha ucuz olduğu" ve çevre etkilerinin
benzer olduğu sonucunu göstermiştir. Bu sürede PVC profiller
hiç boyama istemez iken ahşap malzemenin bir çok kez boyanması
gerekecektir. "Üretimden yok olana kadar yaşam döngüsünü
ve bu döngü sırasında çevrenin etkilenme derecesini dikkate
alan güncel bir değerlendirme sistemi olan LCA (Life Cycle
Assesment) analizleri de, aynı sonuçları paylaşmaktadır.
Alüminyum üretiminin ise, PVC'den yaklaşık 4 kat fazla enerji
gerektiği ve bu sektörün çevreyi çok kirlettiği bilinmektedir.
(4) PVC, tüm plastiklerde olduğu gibi, hafiflik sağlamaktadır.
PVC, ahşap'tan çok daha hafiftir. Öte yandan aynı hacimdeki
Aluminyum ve PVC bloklar karşılaştırılır ise, PVC'nin yaklaşık
iki kat daha hafif olduğu görülür.
(5) PVC pencere profilleri kullanımının bir diğer çevre
katkısı, sağladığı iyi izolasyon nedeni ile yakıttan tasarruf
ettirmesi ve çevrede oluşan ve hava kirliliğini arttırıcı
etkisi olan karbon dioksit gibi çeşitli yakıt gazlarının
azalmasına yol açmasıdır. Bu konuda, ahşap-Aluminyum ve
PVC'nin ısı iletim katsayıları karşılaştırılırsa; sırası
ile, ahşap: 8W / m2. K;Aluminyum: 5.9 W / m2. K; PVC: <0.8
W / m2. K değerleri ile, salt PVC malzeme kullanımı ile
yakıt miktarında. % 30-50 oranlarında daha az kullanım olacağı
anlaşılır. Kullanılan yakıttaki azalma, aynı ölçüde çevre
kirliliğinde azalmaya, daha az atık gaz ve kül'e yol açacak
ve ekonomik olarak da kazanım sağlayacaktır.
PVC KANSER YAPAR MI?
Bu konuda (1) VC monomeri ve (2) kullanılan katkı rnaddeleri
olarak iki farklı konuda bilgi aktarımı gerekmektedir.
(1) VC Monomeri: PVC, petrol ve tuz'dan ilk aşamada üretilen
Vinil Klorür (kısaca VC) monomerinin tam polimerleştirilmesi
ile elde edilir. Yaklaşık 20 senedir, belli doz'un üzerinde
doğrudan VC alımının karaciğerler'de" odaklanan özel
bir kanser türüne yol açtığı bilinmektedir. Bu nedenle de,
VC üretilen fabrikalarda gaz ortamında 2 ppm (milyonda iki
kısım)' dan fazla VC bulunmasına izin verilmez. Bu miktar,
son yıllarda, emniyet olarak 1 ppm değerine indirilmiştir.
Yine de eklemek gerekir ki, günümüzün gelişen teknolojileri
sonucu tüm dünyadaki mevcut PVC fabrikaları, kontrollü kapalı
sistemlerde çalışır, gelişmiş ölçüm sistemleri ile devamlı
izlenir ve VC ile dış ortamın hiç bir şekilde teması veya
sızma olması, söz konusu değildir. Nitekim, Dünya Saglık
Örgütünün raporlarına göre, 1978 yılından itibaren hiçbir
ülkede VC'ye bağlı herhangi bir sağlık sorununa rastlanmamıştır.
Ancak, bir hususa da dikkat çekmek gerekir: eğer VC'den
PVC üretilirken polimerleşme dikkatli yapılmaz ise, bir
miktar VC; üretilen polimer PVC'nin içinde kalabilir. Haklı
olarak kamu oyunda tedirginlik yaratan hususların başında
PVC içinde kalabilen VC gelmektedir. Ancak günümüzde, itina
ile uygulanan polimerleşme sonrasında elde edilen ürün olan
PVC'ye yine de buhar-vakum uygulanmakta ve olabilecek tüm
riskler giderilmektedir. Bu proseslerden geçmiş olan PVC,
VC açısından herhangi bir sağlık sorunu yaratmıyacaktır.
Günümüz profil üreticilerinin yine de kullandıkları PVC'nin
içindeki VC miktarlarını düzenli olarak izlemeleri gerekmektedir.
(2) Katkı Maddeleri: PVC'nin, örneğin profil olarak işlenmesi
öncesi, dayanıklılığı arttırmak amacı ile "darbe arttırıcı,
impact modifier", ısı ve ışık dayanımını yükseltmek
amacı ile bazı (genellikle Baryum, Kadmiyum, Kalay ve Kurşun
esaslı olan bazı ağır metal tuzları) "stabilizörler
ve pigmentler" (genellikle Titanyum esaslı); aynca
"çeşitli dolgu maddeleri" (örneğin, stearik asitle
kaplanmış kalsiyum karbonat) ile işleme akmayı kolaylaştıran
katkılar ve kaydırıcılar kullanılır. PVC profil yüzeyine
herhangi bir özel işlem uygulanmaz; ancak özel yüzey renkleri
(örneğin ahşap rengi) elde edilmek istendiğinde bazı akrilik
tabakalar yüzeye özel bir işlemle eklenir. Bilindiği gibi,
kurşun türünden ağır metaller ve tuzları, vücutta biriktirdikleri
sürece tehlikelidir. Belirtilen katkı maddelerinden özellikle
zehirli olarak dikkati çeken kurşunlu bileşiklerle ilgili
olarak, bunların 1970'1i yıllardan beri profil imalinde
kullanıldığı ve günümüze kadar herhangi bir etkilemenin
rapor edilmediği bilinmektedir. Tersine, kurşun bileşiklerinden
belli oranlara kadar katılarak üretilmiş PVC boruların,
içme suyu şebekelerinde dahi kullanımına izin verilmektedir.
Kanserojen etkisi bilinen Kadmiyum katkılı PVC'lerin, özellikle
PVC uygulamaları konusunda aşırı hassas olan AT ülkelerinde,
pencere profili olarak kullanıldığı bilinmektedir. Amerikan
ilaç Birliği (FDA) tarafından toksit olmadıkları ve profillerin
dış etkilere olan dayanımını arttırdığı bilinen kalaylı
ve çinko'lu katkılar da önerilmektedir.
Kısaca, PVC'de kullanılan tüm bu katkıların, kullanılan
sınırları için, insan sağlığına herhangi bir etkisi bulunmamaktadır.
PVC KAPI VE PENCERELERİ KOKU YAPAR MI?
Kullanılan PVC pencere ve kapılar, katı haldedir ve oda
sıcaklığında herhangi bir gaz çıkışının olması beklenmez.
Bununla birlikte, PVC pencere profillerinin takıldığı yerlerde,
bir kokunun varlığından bahsedilir ve tedirgin olunur. Her
yeni malzemede olduğu gibi, PVC profillerde de imalat ve
nakil v.b. nedenlerle üzerine sinmiş olan koku olabilir,
ancak bu kısa sürede yok olur. PVC profilleri, yapılan test
sonuçlarının da gösterdiği gibi, hava ve su sızdırmazlığı
açısından mükemmel" dir; dolayısıyla odanın içinde
sonradan oluştuğu söylenen her tür koku, bu üstün 'sızdırmazlık"
nedeni ile, ahşap malzemede olduğu gibi, dışarıya sızamaz
ve bu nedenle zamanla yoğunlaşarak artabilir. PVC profil
taşıyan pencerelerin, zaman zaman açılarak odanın havalandırılması,
şüphesiz sağlıklı olacaktır.